|
Untitled Document
 |
 |
 |
ANASAYFA |
>> |
SAPANCA - KÜLTÜREL VARLIKLAR |
 |
|
 |
 |
| |
KÜLTÜREL VARLIKLARI |
|
 |
| |
GELENEKSEL EL SANATLARI |
|
 |
| |
Geleneksel olarak yurdumuzun çeşitli yörelerinde uygulanmakta olan sepet örücülüğü, küçük bir grup yöre insanı tarafından da olsa geçim aracı olarak uygulanmakta ve günümüzde de yaşatılmaya çalışılmaktadır. Çok değişik amaçlar için kullanılan el işi sepetlerin hammaddesi yabani söğüt, sorgun, yabani kızılcık, fındık ve kestane ağacının dallarıdır.
Yaygın olarak rastlanan diğer el sanatlarından nakış, şiş, iğne ve mekik oyaları kişisel kullanım ve çeyiz hazırlama amacıyla sürdürülmektedir. |
|
 |
| |
|
|
 |
| |
Kara Lahana Ezmesi, mısır ekmeği, Çerkez tavuğu, cevizli lahana, taze fasulye, barbunya ezmesi, taze fasulye turşusu, diken başı, yoğurtlu yeşil erik, lahana sarması, cevizli-pekmezli-şekerli lokum, cevizli fasulye (Malahto) |
|
 |
| |
|
|
 |
| |
Sapanca deyince ilk akla gelen ıslama köftedir. Izgarada pişirilen köftelerin yanında en az köfteler kadar lezzetli olup tek başına bile yenebilecek ekmekler ikram ediliyor. Özel olarak hazırlanmış soslu kemik suyuna banıp, ısıtılarak yumuşatılan bu ekmek dilimleri ile yenen köftelerin tadına doyum olunmuyor. |
|
 |
| |
|
|
 |
| |
İlçeye çeşitli yörelerden gelen topluluklar kültürlerinin birer parçası olan geleneksel müziklerini ve oyunlarını da beraberlerinde getirmişlerdir. Doğu Karadeniz bölgesinden gelenler ( Lazlar) Horonlarını, Kafkasya’dan gelenler (Gürcüler ve Çerkezler) Kafkas oyunlarını yöreye taşımışlardır. Balkan göçmenlerinin de (Muhacirler) katılımı ile Sapanca’da tam bir kültür mozaiği oluşmuştur. Halk oyunları içinde en yaygın olan horon türleri; "cilveloy nanay da" ve "va ha hay"dır. Bunlar anma, taşlama ve atışma türü horonlardır.
|
|
 |
| |
SİVİL MİMARİ ÖRNEĞİ KONUTLARI |
|
 |
| |
Çoğunluğu 1800’lü yıllardan kalma Sapanca Evleri sağlam yapıları, çıkma balkonları ve estetik dış görünüşleriyle görülmeye değerdir.
Bunların 1967 depreminde zarar görenleri büyük onarım gördüklerinden orijinalliklerini büyük ölçüde kaybetmiştir. 17 Ağustos 1999 depremi de bu evlerin bir kısmına hasar vermiştir. Tarihi evlerin birçoğu koruma altındadır. Tarihi evlere, çarşı civarı, Çayiçi ve Rüstem Paşa Mahallelerinde daha sıklıkla rastlanmaktadır |
|
 |
|
|